İran ve Rojhilat’ta kadınlar için barınmak giderek zorlaşıyor
İran ve Rojhilat’ta konut, birçok kadın için ekonomik güçlerini aşan bir sorun haline geldi. Kontrolsüz enflasyon, kiracılıkta devlet desteklerinin yetersizliğiyle derinleşen kriz, güvenli bir çatıya sahip olmayı her geçen gün daha da zorlaştırıyor.
ZÎLAN ETMANÎ
Mahabad - Her ayın sonu, kaygılı bir bekleyişi beraberinde getirirken yıllık kira yenileme dönemi bu kaygıyı daha da derinleştiriyor. İran ve Rojhilat’ta konut kiralama ve satın alma koşulları her geçen gün ağırlaşıyor. Piyasadaki mevcut fiyatlar ve çevrim içi platformlardaki verilere göre, bu yıl kiralar yüzde 100’den fazla arttı. Konut fiyatlarındaki yükseliş de ev sahibi olmayı giderek zorlaştırıyor. Temel insani ihtiyaçlardan biri olan konut, özellikle kadınlar için içinden çıkılması güç bir soruna dönüştü. Enflasyonun kontrolden çıkmasıyla birlikte ailelerin gelirlerinden konuta ayırmak zorunda kaldıkları payın artması, barınma koşullarını daha da ağırlaştırdı.
Mahabad’da dağ eteklerine kadar uzanan evler ve konut projeleri, ev sahibi olma umudunu canlı tutsa da inşaat malzemelerindeki fiyat artışları nedeniyle birçok yapının tamamlanması güçleşirken, devletin Ulusal Konut Projesi gibi çeşitli konut projeleri de hala bitirilemedi. Tüm bunlar, ev sahibi olmayı halkın büyük çoğunluğu için ulaşılması güç bir hayale dönüştürüyor.
Enflasyon barınma koşullarını ağırlaştırıyor
Kendi evine sahip olan kadınların sayısı oldukça az. Bu karmaşık piyasada ev sahibi olmak için çaba gösteren az sayıdaki kadın da zaman zaman zarara uğradı. Mahabad’da yaşayan 45 yaşındaki memur Gizing M., “Üç yıl önce bütün altınlarımı sattım ve bir konut hakkı satın almak için yüklü miktarda kredi çektim. İki aşamadaki ödemeyi güçlükle yaptım, daha sonra bütün projenin durdurulduğu ortaya çıktı. Müteahhit artık ne inşaatı tamamlayabiliyor ne de insanların parasını güncel fiyatlar üzerinden geri ödeyebiliyor” dedi.
Konut, bir zamanlar barınma ihtiyacını karşılayan bir yaşam alanıyken artık kira geliri elde etmenin bir aracına dönüştü. Kiralardaki fahiş artışlar, özellikle hane reisi kadınların yaşamını daha da zorlaştırıyor. Mevsimlik işçi olarak çalışan ve iki çocuğunun geçimini tek başına sağlayan Gulale H., Mahabad’da ve çevresinde ev bulamayınca yakın köylerden birine taşınmak zorunda kaldı. Enflasyonun barınma koşullarını ağırlaştırdığını belirten Gulale H., “Önceki ev sahibim 300 milyon tümen peşinat istedi, kirayı da 6 milyondan 15 milyona çıkardı. Her şeyin pahalandığını, parasını bankaya yatırırsa daha fazla faiz kazanacağını söyledi. Köye taşınmak zorunda kaldım ama bu kez de ulaşım ve temel hizmetlere erişim benim ve çocuklarım için çok zorlaştı” ifadelerinde bulundu.
Şehrin dış kesimlerinde daha küçük bir ev kiralayan Mehri V. ise ev sahibinin kira ödeme koşullarını sık sık değiştirdiğini dile getirerek, “Ev sahibi, parasının değeri çok fazla düşmesin diye kirayı üç ayda bir toplu olarak istiyor. Her üç ayın başında 33 milyon tümen ödüyorum” diye belirtti.
Sınıfsal ve cinsiyet eşitsizliği barınma krizini derinleştiriyor
Bekar kadın kiracılar, bekar anneler ve hane reisi kadınlar; sınıfsal eşitsizliklerin, enflasyonun ve toplumsal cinsiyet ayrımcılığının etkileriyle aynı anda mücadele etmek zorunda kalıyor. Bekar olan ve terzilik yapan Midya K., ev kiralarken karşılaştığı zorlukları anlatarak, “Bekar kadınlar, sanki güvenli bir yerde yaşamak ya da ev kiralamak için daha fazla bedel ödemek zorundaymış gibi. Uygun fiyatlı evleri genellikle ailelere veriyorlar. Bekar olduğunu ya da serbest çalıştığını öğrendiklerinde ise kira koşullarına çek, senet ve kefil şartları da ekleniyor” şeklinde konuştu.
Peşinat ve kira artışlarında yüzde 20’lik oran esas alınsa da kiralardaki artış bu sınırı aşıyor. Resmi oranlarla kiracıların karşı karşıya kaldığı gerçek maliyet arasındaki uçurum, konut kira desteği kredisi gibi desteklerin ne kadar etkili olduğu sorusunu gündeme getiriyor. Son birkaç yıldır kiracıları desteklemek amacıyla uygulanan konut kira desteği kredisine erişmek ise yüzde 23’lük faiz oranı, uzun bekleme süreleri ve ev tapusu gibi teminatlara ilişkin ağır koşullar nedeniyle zorlaşıyor. Bekar kadınlar da bu krediden ancak 35 yaşını aşmaları, hane reisi olmaları ve kendi geçimlerini sağlayabildiklerini belgelemeleri koşuluyla yararlanabiliyor.
Kiracıların gelirlerini ve birikimlerini her yıl biraz daha tüketen bu piyasada, artan kiraları karşılayamayan kadınlar ve aileler, başlarını sokacak bir çatıya sahip olmak için daha ne kadar dayanabilecek? İran’da yetkililer, koşulları kontrol altında tuttuklarını iddia ederken artan gecekondu yerleşimlerine, çadırda yaşamaya ve çatılarda uyumaya daha ne kadar seyirci kalacak? Kadınlar, konut pahalılığının enkazı altında ezilmeye daha ne kadar devam edecek?