25 yıldır bal üreten Dilbend: İthal balların ülkeye girişi yasaklanmalı
Koye'de 25 yıldır arıcılık yapan ve yaz aylarında kovanlarını dağlara taşıyarak doğal bal üretimini sürdüren Dilbend Refik, ithal balın yerel üretimi olumsuz etkilediğini belirterek, düşük kaliteli ithal balların ülkeye girişinin engellenmesini istedi.
ŞÎLER KOYİ
Koye - Federal Kürdistan Bölgesi'ne bağlı Koye'nin Topzawa köyünde yaşayan Dilbend Refik, ailesiyle birlikte 25 yıldır arıcılıkla uğraşıyor. Geçimini bu meslekten sağlayan Dilbend Refik, ev işleri ve çocuk bakımının ardından gününün büyük bölümünü arılarının bakımıyla geçiriyor.
Büyüklerinden miras kalan bir meslek
Aile büyüklerinden miras kalan arıcılığa ilk olarak birkaç kovanla başladıklarını belirten Dilbend Refik, zamanla üretimlerini artırarak bu işi sürdürdüklerini söyledi.
Arıcılığın yıl boyunca düzenli emek gerektirdiğini kaydeden Dilbend Refik, "Şubat ayında arıları bal üretimine hazırlamaya başlıyoruz. Her gün yanlarına giderek su ihtiyaçlarını karşılıyorum. Temmuz ayında bal hasadına başlıyor, balı süzüp kavanozlara doldurarak satışa hazır hale getiriyoruz. Yaz aylarında Koye'de hava çok sıcak olduğu için kovanlarımızı dağlık bölgelere taşıyoruz. Dağlarda çiçeklenme daha geç başladığından arılar burada yeniden nektar toplayarak bal üretimini sürdürüyor. Eylül ayına kadar dağlarda kaldıktan sonra kovanlarımızı tekrar Koye'ye getiriyoruz" dedi.
‘İş zor ama alışınca keyif veriyor’
Arıcılığın büyük emek isteyen bir meslek olduğunu vurgulayan Dilbend Refik, "Bu iş oldukça zor, ancak alıştıktan sonra keyif veriyor. Günün büyük bölümünü arılarımızla geçiriyoruz. En büyük sıkıntıyı ise arılar hastalandığında yaşıyoruz. Tedavide kullanılan ilaçlara ulaşmakta zorlanıyoruz ve ilgili kurumlardan gerekli desteği alamıyoruz" ifadelerinde bulundu.
İthal bal sorunu
Pazarlama konusunda da sorun yaşadıklarını dile getiren Dilbend Refik, "İran'dan ve diğer ülkelerden ithal edilen ballar kilogramı 5 bin dinara (179 TL) satılıyor. Ancak bu balların kalitesi çok düşük. Federal Kürdistan balı ise zengin bitki örtüsü sayesinde en kaliteli ballardan biri. Buna rağmen biz balımızı 25 bin dinara (895 TL) satsak bile maliyetini ancak karşılayabiliyoruz. Bu nedenle düşük kaliteli ithal balların ülkeye girişinin engellenmesi gerekiyor. Kilogramı 5 bin dinara satılan bir balın doğal olması mümkün değil, büyük ihtimalle şeker katkılı ya da kalitesiz ürünlerdir" sözlerine dikkat çekti.
Röportaj sırasında arılar birkaç kez saldırınca kovanların bulunduğu alandan ayrılmak zorunda kaldık.
Bunun üzerine Dilbend Refik, arı sokmalarına artık alıştığını belirterek, şöyle konuştu:
"Bazı günler 24-25 kez arı soktuğu oluyor ama artık hiçbir şey hissetmiyorum. Ailem de buna alışkın. Sadece çocuklarımdan biri arı sokmasına karşı alerjik. Arılar zaman zaman evimizin içine kadar geliyor. Eve misafir geldiğinde onları da sokabiliyorlar. Özellikle siyah renge karşı daha hassaslar. Bazen de üzerlerinden bir kuş geçtiğinde kendilerini tehdit altında hissedip saldırganlaşarak kovanı korumaya çalışıyorlar. Bizim yetiştirdiğimiz tür 'Karnika arısı' olarak biliniyor. Oldukça sakin bir ırktır. Arıların birçok farklı türü var ve bulundukları coğrafyaya göre ürettikleri balın tadı da değişiyor."
Konuşmasının sonunda kadınların çalışma yaşamındaki rolüne de değinen Dilbend Refik, "Eşim yalnızca arıcılıkta değil, balın satışında da bana destek oluyor. Dijital medya hesaplarım aracılığıyla ürünlerimi tanıtıyor, balımızı çevremize ulaştırıyoruz. Yakınlarımın desteği de bana güç veriyor. Bu yüzden kadınların her işi başarabilecek güce sahip olduğuna inanıyorum. Yeter ki istekleri ve becerileri olsun. 'Kadın hiçbir iş yapamaz' diyenlerin aksine, kadınların özellikle arıcılık gibi zorlu işlerde daha titiz ve başarılı olduklarını düşünüyorum" dedi.