Taizli kadınların tarladan pazara uzanan emek mücadelesi
Ekonomik krizin derinleştiği Yemen’de Taizli kadınlar, sınırlı iş imkanlarına rağmen üretimden satışa uzanan emekleriyle hem geçimlerini sağlıyor hem de toplumsal önyargılara karşı duruyor.
RAHMA SHANZOUR
Yemen- Her şafak vakti yüzlerce Yemenli kadın, Taiz vilayetindeki köy ve kırsal bölgelerdeki evlerinden çıkarak önce tarlalara, ardından kent pazarlarına yöneliyor. Ailelerinin geçimine katkı sağlayacak bir gelir elde etmek için yola çıkan kadınların günlük mücadelesi, pırasanın ekimi ve bakımından başlarken, hasat, hazırlama, taşıma ve pazarlarda satışla devam ediyor. Pırasa yetiştiriciliği ve satışı, Taiz kırsalında ailelerin onlarca yıldır sürdürdüğü tarımsal faaliyetlerden biri. Aileler küçük arazilerde yetiştirdikleri ürünü ekip biçiyor, hasat ediyor, temizleyip demetler haline getiriyor ve kent pazarlarına taşıyor. Kadınlar ise ekim, sulama ve hasattan ürünün hazırlanması ve satışına kadar sürecin birçok aşamasında aktif rol alıyor.
Kadınlar pırasa yetiştiriyor
İş imkanlarının azalması, yaşam maliyetlerinin yükselmesi ve ekonomik yüklerin ağırlaşmasıyla pırasa yetiştiriciliği ve satışı, çoğu düşük ve orta gelirli ailelerden gelen yüzlerce kadın için önemli bir geçim kaynağına dönüşmüş durumda. Kadınların büyük bölümü günlük ihtiyaçlarını karşılamak için bu gelire tamamen ya da kısmen bağımlı. Saha tahminlerine göre Taiz vilayetinde pırasa yetiştiriciliği ve satışıyla uğraşan kadınların sayısı 300 ila 500 arasında değişiyor. Kırsal bölgelerde tarım ve pazarlar, giderek daha fazla kadın için ailelerinin geçimini sağlamanın temel yollarından biri haline geliyor.
Pazarda pırasa satıyor
Bu kadınlardan biri, 49 yaşındaki Meryem Kasım. Sabr El-Mevâdim ilçesine bağlı Ed-Dabab bölgesinde güne başlayan Meryem Kasım, daha sonra pırasa satmak için Taiz kent merkezine gidiyor. Her sabah saat 06.00’da evinden çıktığını ve yaklaşık bir saat sonra kente ulaştığını belirten Meryem Kasım, pazarda müşterileri bekleyerek uzun saatler geçiriyor. Çalışma günün anlatan Meryem Kasım, “Sabah saat 07.00’den öğleden sonra 14.00’e kadar, bazen de ikindi vaktine kadar pazarda oturuyorum” diyor.
Hayatının ayrılmaz bir parçası
Yaklaşık 30 yıldır pırasa sattığını kaydeden Meryem Kasım, bu mesleğin hayatının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ifade ediyor. Meryem Kasım, “Bu meslek benim ve ailemin geçim kaynağı. İşimin zorluğu pazara ulaşmakla bitmiyor. Pazara gelmeden önce tarlalarda uzun saatler çalışıyoruz. Ancak tüm bu emeğimize rağmen elde ettiğimiz gelir garanti değil. Kazancımız, satışa sunduğumuz ürün miktarına, piyasa fiyatlarına ve gün içinde kaç müşterinin alışveriş yaptığına göre değişiyor” diye belirtiyor.
Ayrımcılıkla mücadele ediyorlar
Ekonomik zorlukların yanı sıra pırasa satıcısı kadınlar, özellikle toplumda marjinalleştirilen gruplara mensup olanlar, çalışmalarına yönelik olumsuz toplumsal tutumlarla da karşılaşıyor. Pazar, bu kadınlar için yalnızca geçimlerini sağladıkları bir alan değil, aynı zamanda damgalama ve ayrımcılıkla mücadele ettikleri bir mekana dönüşüyor. Kadınlar, zaman zaman emeklerini küçümseyen kırıcı yorum ve bakışlara maruz kalırken, yaptıkları işin toplumsal aidiyetleriyle ilişkilendirilmesi de çalışma koşullarına ek bir psikolojik ve sosyal yük getiriyor.
‘Bazı yorumlara ve olumsuz bakışlara alıştık’
Meryem Kasım, çalışmanın ayrımcılığa ya da insan onurunun küçümsenmesine gerekçe olmaması gerektiğini belirterek, kadınların sınırlı seçenekler ve yetersiz iş imkanları nedeniyle ailelerinin geçimini sağlamak için bu mesleğe yöneldiğini söylüyor. Meryem Kasım, “Bazı yorumlara ve olumsuz bakışlara alıştık, ancak çalışma ihtiyacı bizi devam etmeye ve karşılaştıklarımızı görmezden gelmeye itiyor” diyerek, ailesinin ihtiyaçlarını karşılamanın tüm zorluklara rağmen çalışmayı sürdürmesindeki en büyük neden olduğunu ifade ediyor.
50 yıldır pırasa satıyor
Pırasa satıcısı kadınlar için çalışma, pazara ulaşmadan çok önce tarlalarda başlıyor. Kadınlar ürünün ekimi, bakımı, hasadı, temizlenmesi ve demetlenmesi gibi aşamalarda çalışırken, hazırladıkları ürünleri kente taşıyarak pazarlarda satışa sunuyor. Yaklaşık 50 yıldır pırasa satan 65 yaşındaki Ümniye Seyf, “Pırasayı biz ekiyor, bakımını yapıyor, ardından hasat edip satmak için pazara getiriyoruz” diye belirtiyor.
Ümniye Seyf, savaş öncesine kıyasla halkın satın alma gücünün belirgin biçimde azaldığını kaydediyor. Ekonomik ve yaşam koşullarındaki ağırlaşmanın ailelerin alım gücünü zayıflattığını ifade eden Ümniye Seyf, bunun pazar hareketliliğine ve tarım ürünlerine yönelik talebe de yansıdığını sözlerine ekliyor. Ümniye Seyf, ulaşım ve yaşam maliyetlerindeki artışın yanı sıra tarım ürünlerinin fiyatlarındaki dalgalanmaların ve satın alma gücündeki düşüşünde satıcıların elde ettiği geliri azalttığını belirtiyor.
Ümniye Seyf, pırasa satışından elde ettiği gelirin geçiminde önemli bir yer tuttuğunu belirterek, yaşam maliyetlerinin yükseldiği ve gelir kaynaklarının azaldığı koşullarda temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çalışmayı sürdürdüğünü söylüyor.