Yemen'de insani yardımların azalması kadınların yaşamını daha da zorlaştırıyor
Yemen'de insani yardım alanında çalışan emekçiler ve hak savunucuları, uluslararası fonlardaki azalmanın yalnızca projelerin durmasına yol açmadığını; kadınlar ve kız çocukları için koruma, eğitim ve sağlık hizmetlerini de daralttığını belirtiyor.
RAHMA ŞANZOUR
Yemen- Yemen'de insani yardımların azalması artık yalnızca bütçe rakamlarını ve yardım planlarını etkilemekle kalmıyor; milyonlarca Yemenlinin günlük yaşamını doğrudan etkileyen bir krize dönüşmüş durumda. Bu durumdan en fazla etkilenen kesimlerin başında ise kadınlar ve kız çocukları geliyor. Eğitim olanaklarının azalması, sağlık hizmetlerinin gerilemesi, koruma ve ekonomik güçlendirme programlarının daralması, ülkedeki ağır ekonomik krizle birlikte kadınların yaşamını daha da zorlaştırıyor.
Taiz kentinde yaşayan 30 yaşındaki Sara Halid için çalıştığı güvenli merkez yalnızca bir iş yeri değil, şiddete maruz kalan kadınlar ve kız çocuklarının yeniden hayata tutunabildiği güvenli bir alandı. Ancak finansman yetersizliği nedeniyle merkezin kapanmasıyla hem işini hem de yıllardır sürdürdüğü insani çalışmalarını kaybetti. Sara Halid, "Burası benim için sadece bir iş değildi. Topluma hizmet edebildiğim ve aynı zamanda ailem için güvenli bir gelecek kurabildiğim bir yerdi" diyerek, ailesinin temel geçimini sağladığını ve kadınlarla kız çocuklarını destekleyebilmekten gurur duyduğunu söyledi.
‘Bugün ise desteğe ihtiyaç duyan kişi ben oldum’
Fonların kesilmesiyle birlikte her şeyin değiştiğini belirten Sara Halid, "Yalnızca gelirimi kaybetmedim. Kendime olan güvenimi de yitirdim, insanlardan uzaklaştım ve yıllardır kurduğum mesleki planlar bir gecede yok oldu. Eskiden kadınlara destek oluyordum, bugün desteğe ihtiyaç duyan kişi ben oldum" ifadelerini kullandı.
Sara Halid'in yaşadıkları, Yemen'de insani yardımların azalmasının kadınlara yönelik koruma programları ile temel hizmetlerin daralmasının yarattığı sonuçlardan yalnızca biri.
En ağır bedeli kadınlar ve kız çocukları ödüyor
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'nun (UNFPA) verilerine göre Yemen'de yaklaşık 10 milyon 950 bin kadın ve kız çocuğu insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Bunların 5,5 milyonu doğurganlık çağındaki kadınlardan oluşurken, 765 binden fazla hamile kadın üreme sağlığı ve koruma hizmetlerine ihtiyaç duyuyor.
Ülkede 18 milyondan fazla kişi gıda güvensizliğiyle karşı karşıya. Kaynak yetersizliği nedeniyle her beş sağlık kuruluşundan yalnızca biri anne ve yenidoğan sağlığı hizmeti verebiliyor. Artan ihtiyaçlara rağmen UNFPA, 2026 yılının başından bu yana yalnızca 400 bin kişiye üreme sağlığı, koruma ile psikososyal destek hizmeti ulaştırabildi.
Ancak bu hizmetlerin devamı da risk altında. Kuruluş, bu yılki insani yardım planı için ihtiyaç duyduğu 71,9 milyon doların yalnızca 12,8 milyon dolarını temin edebildi. Yaklaşık yüzde 82'lik finansman açığı, daha fazla sağlık merkezi, güvenli alan ve kadınlara yönelik hizmetlerin kapanma tehlikesini beraberinde getiriyor.
Kız çocukları eğitimden kopuyor
Hak savunucusu ve İrem Kültürel ve Medya Gelişim Vakfı İcra Direktörü Elhan eş-Şeybani, bu verilerin sahadaki gerçek tabloyu yansıttığını belirterek, insani yardımlardaki azalmanın kadınların yaşamını doğrudan etkilediğini söyledi. Elhan eş-Şeybani, "Koruma, psikolojik destek ve ekonomik güçlendirme programları ciddi biçimde daraldı. Binlerce kadın ve kız çocuğu için hayati önem taşıyan eğitim ve sağlık projeleri durduruldu. Bu nedenle birçok kız çocuğu eğitimini bırakmak ya da ailesine destek olabilmek için ağır işlerde çalışmak zorunda kaldı" dedi.
Ekonomik ve psikolojik baskının birçok genç kadında depresyona yol açtığını, bazı vakalarda ise intiharla sonuçlandığını ifade eden Elhan eş-Şeybani, özellikle kırsal bölgelerde durumun çok daha ağır olduğunu söyledi.
Eskiden üreme sağlığı, doğum hizmetleri, aşılama ve kronik hastalıkların tedavisi gibi alanlarda güçlü destekler sunulduğunu belirten Elhan eş-Şeybani, bugün bu hizmetlerin önemli ölçüde azaldığını vurgulayarak, "Aileler artık tedavi ve eğitim masraflarını karşılayabilmek için günlük ihtiyaçlarından kısmak zorunda kalıyor" dedi.
Bu sürecin ilk sonuçlarından birinin kız çocuklarının okuldan ayrılma oranındaki artış olduğunu kaydeden Elhan eş-Şeybani, birçok kız çocuğunun ailesine katkı sunabilmek için odun toplamak ya da tarım işlerinde çalışmaya başladığını söyledi.
Kadınlar daha uzun saatler çalışıyor
Elhan eş-Şeybani, çalışan kadınların da istihdam ve destek olanaklarının azalması nedeniyle daha ağır yükler üstlenmek zorunda kaldığını belirtti.
Elhan eş-Şeybani, "Daha önce günde altı ila sekiz saat çalışıyorduk. Bugün ise ailemizi geçindirebilmek için bazen evden yürüttüğümüz işler de dahil olmak üzere birden fazla işte uzun saatler çalışmak zorunda kalıyoruz" dedi.
Toplumsal geleneklerin kadınların gece çalışmasını sınırlandırdığını belirten Elhan eş-Şeybani, bunun ekonomik koşullarını iyileştirmelerini daha da zorlaştırdığını ifade etti.
Fon yetersizliğinin özellikle eğitim ve sağlık alanlarını vurduğunu söyleyen Elhan eş-Şeybani, okuldan ayrılan kız çocuklarını yeniden eğitime kazandırmayı amaçlayan programların büyük ölçüde durduğunu, sağlık hizmetlerine yönelik desteklerin de ciddi biçimde azaldığını belirtti. Elhan eş-Şeybani, "Sağlık sistemi büyük ölçüde geriledi. Eskiden ücretsiz ya da düşük maliyetle sunulan birçok hizmet artık yok ve aileler tedavi masraflarını karşılayamaz hale geldi" diye konuştu.
Ekonomik kriz kadın girişimcileri de vurdu
Elhan eş-Şeybani, küçük işletme sahibi kadınların da fiyat artışları ve döviz kurundaki dalgalanmalar nedeniyle ağır kayıplar yaşadığını söyledi. Elhan eş-Şeybani, "Daha önce kadınlar uygun fiyatlarla ürün alabiliyor ve aile bütçesine katkı sağlayacak gelir elde edebiliyordu. Bugün ise hem fiyatlar yükseldi hem de alım gücü düştü. Bu nedenle küçük işletmeleri sürdürmek çok daha zor hale geldi" dedi.
Bu koşulların aile içi sorunları ve boşanmaları artırdığını ifade eden Elhan eş-Şeybani, birçok ailenin yeniden yoksulluk ve insani yardıma bağımlılık döngüsüne sürüklendiğine dikkat çekti.
Sivil toplum kuruluşları ayakta kalma mücadelesi veriyor
Kriz yalnızca yardım alanlarını değil, sivil toplum kuruluşlarını da doğrudan etkiliyor. Elhan eş-Şeybani, kurumlarının 2025 yılında dört proje yürüttüğünü, 2026 yılında ise yılın sonuna yaklaşılmasına rağmen yalnızca iki proje gerçekleştirebildiğini söyledi.
Birçok kuruluşun faaliyetlerini azaltmak ya da tamamen durdurmak zorunda kaldığını altını çizen Elhan eş-Şeybani, bazı kuruluşların ise bağışçıların önceliklerine uyum sağlamak amacıyla çalışma alanlarını değiştirdiğini ifade etti. Sektörde yeterli denetimin olmaması ve gerçeği yansıtmayan raporların bağışçıların güvenini zedelediğini söyleyen Elhan eş-Şeybani, "Bazı kuruluşlar sahadaki gerçekleri yansıtmayan raporlar sundu. Bu durum insani yardım sektörünün itibarını olumsuz etkiledi ve bazı bağışçıların programlarını yeniden gözden geçirmesine neden oldu" dedi.
Elhan eş-Şeybani bağışçı güveninin yeniden kazanılabilmesi için şeffaflığın güçlendirilmesi, etkin denetim mekanizmalarının kurulması, nitelikli kadroların görevlendirilmesi ve somut sonuçlara dayalı profesyonel raporlama yapılması gerektiğini vurguladı.
Uluslararası kuruluşların çekilmesi kadınları daha fazla etkiliyor
Sınır Tanımayan Doktorlar'ın (MSF) Yemen'deki bazı faaliyetlerini sonlandırmasına da değinen Elhan eş-Şeybani, değerlendirmelerinin sahadaki deneyimlere dayandığını belirtti. Bazı hizmetlerden yararlanan kişilerin hizmet kalitesi konusunda şikayetleri bulunduğunu, yönetimsel sorunlar ve sağlık personelindeki değişikliklerin bazı programların küçülmesine katkı sağlamış olabileceğini ifade eden Elhan eş-Şeybani, bunun tek neden olduğunu söylemenin doğru olmayacağını dile getirdi.
El-Muzaffer Hastanesi'nin daha önce üreme sağlığı programları kapsamında normal ve sezaryen doğum hizmetleri ile doğum ve hijyen kitlerini ücretsiz sunduğunu hatırlatan Elhan eş-Şeybani, finansmandaki düşüşle birlikte bu hizmetlerin de büyük ölçüde azaldığını söyledi.
Elhan eş-Şeybani finansman krizinin sürmesi halinde özellikle ameliyat ve doğum maliyetlerinin yükselmesinin kadınların gebelik ve doğum sürecinde karşı karşıya kaldığı sağlık risklerini daha da artıracağı uyarısında bulundu.
Birleşmiş Milletler verileri ve insani yardım çalışanlarının tanıklıkları, Yemen'deki finansman krizinin en ağır yükünü kadınların taşıdığını ortaya koyuyor. İhtiyaçların her geçen gün arttığı, kaynakların ise giderek azaldığı ülkede, milyonlarca kadın ve kız çocuğu için hayati önem taşıyan hizmetlerin daha da daralma tehlikesi bulunuyor.