Seqiz’de ekmek krizi: Fırınlardan elleri boş dönüyorlar
Rojhilat Kürdistan'ın Seqiz kentinde ekmek fiyatlarına yapılan yüzde 100'lük zam, yalnızca temel bir gıda ürününün pahalanması olarak değil, yoksulluk ve geçim krizinin daha da ağırlaşmasının simgesi olarak görülüyor.
PARİYA OSTOVAR
Haber Merkezi- Rojhilat Kürdistan'ın Seqiz kentinde ekmek fiyatlarına yapılan yüzde 100 oranındaki zam, kentte yaşayan dar gelirli ailelerin yaşam koşullarını daha da ağırlaştırdı. İşsizlik, yüksek enflasyon, güvencesiz çalışma, sınır taşımacılığına (kolberlik) dayalı geçim ve sürekli artan yaşam maliyetleriyle mücadele eden kentte, ekmek uzun süredir gıda güvenliğinin son dayanaklarından biri olarak görülüyordu.
Temmuz ayının ilk günlerinde Seqiz ın Neşmilan Mahallesi'ndeki bir fırının önünde yaşanan yoğunluk, fiyat artışına yönelik tepkileri gözler önüne serdi. Gün doğmadan başlayan kuyruklarda kadınlar, ekmek fiyatlarındaki ani artışı protesto etti. İlk bakışta sıradan bir sıra tartışması gibi görünen olayın, kısa sürede zam nedeniyle yaşanan toplumsal hoşnutsuzluktan kaynaklandığı anlaşıldı.
Fırın önünde bekleyenler artık yalnızca ekmek almak için değil, her geçen gün ağırlaşan ekonomik yükü konuşmak için bir araya gelmişti. Vatandaşlar, ellerindeki parayla kaç ekmek alabileceklerini ve sofralarında hangi gıda ürünlerinden vazgeçmek zorunda kalacaklarını hesaplıyordu.

Çaresizce geri döndü
Kuyrukta bekleyen yaşlı bir kadın olan Nazdar, elindeki buruşmuş banknotları defalarca saydı. Daha önce her gün 10 ekmek alabildiğini söyleyen Nazdar, "Artık param yalnızca beş ekmeğe yetiyor" sözleriyle yaşadığı çaresizliği dile getirdi.
Düşük gelirli aileler daha çok etkileniyor
Uzmanlara göre Seqiz’daki ekmek zammı, tek başına yerel bir fiyat düzenlemesi olarak değerlendirilemez. Yaşanan gelişme, enflasyonun ve ekonomik krizin yükünün doğrudan halkın günlük yaşamına yansıtılmasının bir sonucu olarak görülüyor. Sürekli hale gelen fiyat artışları, özellikle gelirinin büyük bölümünü temel gıda ürünlerine harcayan düşük gelirli kesimleri daha fazla etkiliyor.
Neşmilan, Tazeabad, Beharistan, Şerifabad, Hacıabad ve Şehnaz gibi dar gelirli mahallelerde ekmek, birçok aile için temel besin kaynağı olmayı sürdürüyor. Günlük öğünlerin önemli bölümünü ekmek oluştururken, fiyat artışı nedeniyle aileler et, tavuk, süt ürünleri ve meyve gibi diğer temel gıdalardan da vazgeçmek zorunda kalıyor. Böylece yaşam standartları her geçen gün daha da geriliyor.
Tepkiler artıyor
Fırın önünde bekleyen kadınlardan biri, "Bizden daha ne alacaklar? Her ay hayatımızdan bir şey eksiliyor" derken, bir başka kadın ise "Önce et sofradan kalktı, sonra meyve, ardından süt ürünleri... Şimdi de ekmek pahalandı. Sırada ne var?" ifadelerini kullandı. Ekmek almaya gelen bir işçi ise, "Bugün çalıştım ama ekmek fiyatları böyle artmaya devam ederse çalışmak bile geçinmeye yetmeyecek" sözleriyle ücretlerin yaşam maliyetinin gerisinde kaldığını dile getirdi.
Uzman değerlendirmelerine göre Seqiz’de yaşanan gelişmeler, yalnızca gıda fiyatlarındaki artışın değil, aynı zamanda bölgedeki kalkınma eksikliği, istihdam yetersizliği, gelir dağılımındaki bozukluk ve sosyal destek mekanizmalarının zayıflığının da bir yansıması niteliğinde.
Ekonomistler, düşük gelirli ailelerin tasarruf imkanına sahip olmaması ve düzenli sosyal desteklerden yeterince yararlanamaması nedeniyle fiyat artışlarından en fazla etkilenen kesim olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle ekmekteki zam, yalnızca bir fiyat değişikliği değil, toplumun en kırılgan kesimlerinin yaşam koşullarını doğrudan etkileyen sosyal ve ekonomik bir sorun olarak değerlendiriliyor.

Gelecek kaygısı derinleşiyor
Neşmilan Mahallesi'ndeki fırında yaşananlar, yalnızca tek bir ailenin ya da mahallenin hikayesi değil, Seqiz kentinde giderek derinleşen geçim krizinin sembolü olarak öne çıkıyor. Kentte birçok aile artık daha iyi yaşam koşullarını değil, her geçen gün artan kayıplarını nasıl azaltacağını hesaplıyor. Uzmanlar, bu durumun ekonomik sorunların yanı sıra toplumsal huzursuzluk, belirsizlik ve gelecek kaygısını da derinleştirdiği uyarısında bulunuyor.