Sidi Bouzid’de kadın işçiler: Eşitsizlik, ayrımcılık ve geçim zorluğu
Tunus’un Sidi Bouzid kentinde kadınlar, artan yaşam maliyetleri ve zorlu koşullara rağmen tarımda çalışmayı sürdürüyor. Uzun çalışma saatleri ve düşük ücretlerle geçim mücadelesi veren kadınlar, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor.
İHLAS HAMRUNİ
Tunus - Tunus’un kırsal bölgelerinde, özellikle Sidi Bouzid kentinde, zorlu yaşam koşullarına ve artan ekonomik sıkıntılara rağmen birçok kadın tarım sektöründe çalışmayı sürdürüyor. Uzun çalışma saatleri ve ağır iş yüküne rağmen kadınlar, geçimlerini sağlamak için büyük bir dayanıklılıkla tarımsal üretimin içinde yer alıyor. Yaşam maliyetlerinin yükseldiği ve istikrarlı iş imkanlarının sınırlı olduğu bu ortamda, Sidi Bouzidli kadınlar tarım işçiliğini bir geçim yolu olarak görüyor.
Zeytin ağaçları içinde geçen bir ömür
Altmış yaşını aşan Hayra Nasri de bu kadınlardan biri. Genç yaşlarından itibaren çalışmaya başladığını ve evlilikle birlikte sorumluluklarının arttığını belirten Hayra Nasri, zeytinliklerde çalışarak geçimini sağladığını söylüyor. “Kırk yılı aşkın süredir neredeyse aralıksız çalışıyorum” diyen Hayra Nasri, zeytin hasadı, sulama ve yabani ot temizliği gibi işlerle hayatını sürdürdüğünü ve büyüyen ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmaya devam ettiğini ifade ediyor.
Hayra Nasri, hasat dönemlerinde ya da yılın farklı zamanlarında elde ettiği gelirin, sürekli artan yaşam maliyetleri karşısında temel giderlerini karşılamaya yetmediğini belirtiyor. Kira, su, elektrik ve gıda gibi zorunlu harcamaların giderek arttığını söyleyen Hayra Nasri, aile büyüdükçe ihtiyaçların da arttığını ancak gelirinin sınırlı kaldığını ifade ediyor.
Hayra Nasri, “Kıyafet almak ya da okul masraflarını karşılamak benim için zorlaştı. Günlük yiyecek sağlamak artık büyük bir çaba ve sürekli planlama gerektiriyor” diyor. Yılın geri kalanında ekmek pişirip satmak ya da başkalarına yardım ederek ek gelir elde etmeye çalıştığını belirten Hayra Nasri, bu çabaların yaşam koşullarını kayda değer ölçüde değiştirmediğini de vurguluyor.
Hem tarlada hem evde çalışıyor
Mubarka Juma’i ise, on yılı aşkın süredir tarım sektöründe çalıştığını ve iş gününün şafak öncesinde başladığını belirterek, “Hayvanları beslemekten su hazırlamaya ve üç çocuğumu okula hazırlamaya kadar ev işleriyle ilgilenmek için sabah saat üç civarında uyanıyorum, sonra işe gidiyorum” sözleriyle günlük yaşamını anlatıyor.
Mubarka Juma’i, gününün tarladaki ağır çalışma ile ev işleri arasında geçtiğini, düşük ücretler ve zorlu koşullar altında yeterli dinlenme imkanı bulamadığını ifade ediyor. Tarım işinin yalnızca tek bir görevden ibaret olmadığını vurgulayan Mubarka Juma’i, bu sürecin yoğun fiziksel emek ve sürekli dikkat gerektiren birçok aşamayı içerdiğini söylüyor.
Mubarka Juma'i, "Bu sektördeki kadınlar, ağaçların temizlenmesinden bakımına, hasadından ürün ayıklamaya kadar tarlalardaki işlerin çoğunu yaparken, daha az yorucu işler erkeklere veriliyor. Buna rağmen ücret eşitsizliği devam ediyor. Günlük ücretimiz, özellikle artan fiyatlarla birlikte, temel ihtiyaçlarımızı karşılamaya yetmiyor. Aldığım gelir tek seferde ödenmiyor. Bazen haftalık olarak ödeniyor ve bir kısmı kesilebiliyor, bu da günlük yaşamı yönetmeyi daha da zorlaştırıyor” sözlerine dikkat çekiyor.