Tunus’ta artan yaşam maliyeti kadınları ve aile bütçelerini zorluyor
Tunus’ta artan fiyatlar yaşam maliyetini yükseltirken, kadınlar, ekonomik baskıların en yoğun hissedildiği kesim olarak aile bütçesini yönetme ve harcama önceliklerini belirlemede giderek artan bir yükle karşı karşıya kalıyor.
İHLAS HAMRUNİ
Tunus- Tunus’ta sürekli artan fiyatların şekillendirdiği kırılgan ekonomik ortamda yaşam maliyeti yükselmeye devam ederken, satın alma gücü düşüyor ve temel ihtiyaçlara erişim giderek zorlaşıyor. Bu durum, hanelerde tüketim alışkanlıklarının değişmesine ve ailelerin günlük önceliklerini yeniden belirlemek zorunda kalmasına yol açıyor. Ekonomik dalgalanmalardan en fazla etkilenen kesim ise, aile bütçesini yönetme ve harcama önceliklerini belirleme sorumluluğunu üstlenen kadınlar oluyor.
‘Aileler ancak zorunlu şeyleri alabiliyor’
Tunuslu Malak Al-Saidi, yaşam maliyetinin ciddi şekilde arttığını belirterek, temel gıda maddeleri ve günlük ihtiyaçlardaki fiyat artışlarının aileleri yalnızca zorunlu harcamalara yönelttiğini ifade etti. Enflasyonun yaşamın tüm alanlarını etkilediğini söyleyen Malak Al-Saidi, günlük hayatın sürekli hesap yapmayı gerektiren yorucu bir sürece dönüştüğünü vurguladı. Malak Al-Saidi, birçok durumda kadınların çocukları için kendi kişisel ihtiyaçlarından vazgeçtiğini, aile bütçesinin öncelikle gıda, sağlık ve eğitime ayrıldığını belirtti. Artan ekonomik baskının birçok kadını ek gelir arayışına yönelttiğini veya hane giderlerine daha fazla katkı sunmaya zorladığını da aktaran Malak Al-Saidi, bütçe yönetiminin artık tek bir kişinin değil, tüm aile bireylerinin ortak sorumluluğu haline geldiğini, ancak mevcut koşullarda bu durumun oldukça stresli olduğunu söyledi.
‘Temel ihtiyaçlar bile ağır bir yük haline geldi’
Kadınlardan Nadia Moulahi, çeşitli mallarda fiyatların keskin bir şekilde arttığını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:
“Özellikle düşük ve orta gelirli aileler için temel ihtiyaçlar bile ağır bir yük haline geldi. Eğitimle ilgili giderler de baskıyı artırdı, çünkü çocukların okul hayatı sürekli masraf gerektiriyor; okul malzemeleri, kitaplar, ulaşım ve diğer ihtiyaçlar aileler için ciddi bir yük oluşturuyor. Bu harcamaları çok dikkatli bir şekilde yönetmek ve ihtiyaçları önceliklendirmek zorunda kalıyoruz. Aile içinde öncelik çocukların eğitimi ve sağlığıdır, bunlar vazgeçilmez ve pazarlık konusu olmayan temel ihtiyaçlardır. Eskiden günlük yaşamın parçası olan birçok lüksü artık terk etmek zorunda kaldık. Sürekli fiyat artışları nedeniyle piyasanın düzenlenmesi acil bir ihtiyaçtır, vatandaşların günlük yaşamı sürekli bir ekonomik yük haline gelmemeli ve daha fazla fiyat kontrolü sağlanmalıdır.”
‘Artışlar tüm gıda ürünlerini etkiliyor’
Tunus'un gerçek ve inkar edilemez bir ekonomik kriz yaşadığına dikkat çeken Najwa Misawi ise, “Vatandaşlar, ailelerinin temel ihtiyaçlarını karşılayamadıklarında bunu doğrudan deneyimliyor. Fiyat artışları artık istisnasız ve çoğu zaman gerekçesiz bir şekilde tüm gıda ürünlerini etkiliyor. En çok etkilenenler orta gelirli ailelerdir; bir yandan artan yaşam maliyetleri ve ekonomik baskılar, diğer yandan durgun ya da azalan gelirler arasında sıkışmış durumdalar. Resmi makamların açıkladığı fiyatlarla piyasalarda uygulanan fiyatlar arasında açık bir fark var ve bu durum, fiyat düzenlemelerine gerçekten uyulup uyulmadığı konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor. Saha denetimlerinin güçlendirilmesi ve tüccarların yalnızca fiyat açıklamakla kalmayıp bu fiyatlara uymasının sağlanması gerekiyor” diye belirtti.
‘Kadınlar ev içinde ağır bir sorumluluk taşıyor’
Wissal Tlili de, yaşam maliyetinin eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştığını, sebze, et ve temel gıda maddelerinin fiyatlarının dramatik bir şekilde arttığını dile getirdi. Wissal Tlili, “Bu durum, vatandaşların bu sürekli artışlara ayak uydurmasını neredeyse imkansız hale getiriyor. Kadınlar ev içinde ağır bir sorumluluk taşıyor ve bu rol, artan fiyatlar ve düşen satın alma gücüyle birlikte daha da zorlaşıyor” dedi. Wissal Tlili ayrıca, yüksek yaşam maliyetinin artık yalnızca satın alma gücünü etkilemediğini, aynı zamanda ailelerin psikolojik ve sosyal dengesini de bozduğuna dikkat çekerek, yaşam baskısının birçok aile için günlük hayatın bir parçası haline geldiğini kaydetti.