Kobanê Çevre Kurumu organik gübre üretimine ilişkin iki proje başlattı

Fırat Bölgesi Kobanê Çevre Kurumu, kimyasal gübre kullanımını azaltmak amacıyla solucan ve bitki atıklarından organik gübre üretimi çalışması yapıyor.

NORŞÎN ABDİ

Kobanê- Toprağa, çevreye, insana ve hayvanlara büyük zarar veren, suda mikrop, yosun ve parazitlerin çoğalmasına neden olan kimyasal gübrelerden kurtulmak ve toprağı iyileştirmeye yönelik çözümler bulmak amacıyla Fırat Bölgesi Kobanê Çevre Kurumu, doğal gübre üretimi projesiyle zararsız bir çevre ve toprak elde edilmesine karar verdi.

Kuzey ve Doğu Suriye'nin Kobanê Kantonu’nda kimyasal gübreye alternatif olarak ilk kez bir deneyim kazanan kurum, çevreye, insana, ağaçlara fayda sağlayacak organik gübre üretimine yönelik iki proje başlattı. Aylar önce başlatılan iki projenin hedefleri arasında organik atıkların ve solucanların dönüştürülmesi, doğal gübre üretmek için otların, ağaçların ve bitkilerin kullanılması bulunuyor. 

‘Çevreyi korumak en önemli çalışmalardan biri’

Kurum Mühendisi Şiraz Haci, Kobanê Çevre Kurumu’nun çevre ve doğanın bütünlüğünü korumadaki rolüne ilişkin olarak, "Çevreyi korumak, çevresel öz yönetimin dayandığı en önemli ayaklardan biridir. Bu nedenle Kobanê Çevre Kurumu, yeşil alanların artırılması ve doğanın korunması için yoğun bir şekilde çalışıyor. Son yıllarda yağışların az olması nedeniyle çevre büyük ölçüde etkilendi" dedi.

Bölgede Miştenûr Fidanlığı ve Rojnikê Fidanlığı olmak üzere iki fidanlığın bulunduğunu aktaran Şiraz Haci, “Bu da bölgedeki yağış miktarının artmasına yardımcı oluyor. Ağaç dikmenin yanı sıra bilinçlendirme kampanyaları da düzenlemeye çalışıyoruz. Çevreyi korumak için ve yeşil alanları artırmak için ‘Her Ağaç Bir Evdir’ şeklinde kampanyalar düzenledik. 4 Nisan Kampanyası kapsamında da on binden fazla ağaç dikildi” ifadelerinde bulundu. 

İki proje üzerinde çalışılıyor

Kurumlarının aylar önce ağırlıklı olarak organik gübre üretimine yönelik iki proje üzerinde çalışmaya başladıklarını söyleyen Şiraz Haci, Bitkisel atık projesi olan turba yosunu çalışma yöntemine ilişkin ise şöyle konuştu: “Bu projenin yüzde 65'i ağaç ve her türlü bitki atıklarından oluşuyor. Diğer kısmı ise toprak ve hayvan atıklarından oluşuyor. İhtiyaç duyuldukça belli bir süre fermente edilir, daha sonra fermente edilmiş karışım elde edilir. Torb toprağı adı verilen bir toprak oluşur. Bu toprak bitki ve ağaç yetiştirmek için çok uygundur ve bu sayede tarıma uygun bir toprak elde edeceğiz. Fırat Bölgesi’nde organik ve doğal gübre üretim projeleri türünün ilk örneğidir.”

Toprağın verimliliği artıyor

Solucan gübresi projesinin çalışma yöntemiyle ilgili de aktarımlarda bulunan Şiraz Haci, “Bu proje, mantar hastalıklarından ve böceklerden tamamen arınıncaya kadar bir süre fermente edilen hayvan atıklarından oluşuyor ve daha sonra fıçılara koyuyoruz. Bu atığın her metrekaresi 5 bin solucan gerektiriyor. Yüzde 15-25 sıcaklıktaki toprağa ihtiyacı var. Bu solucanın yumurtadan yumurtaya kadar olan yaşam döngüsü 3 ay sürüyor. Bu solucanlar, vücutlarını kaplayan mukoza sıvısı sayesinde oksijeni vücutlarından alıyorlar. Toprağa yerleştiriyoruz. Haşlanmış yiyecekler, turunçgiller, soğan ve sarımsak dışındaki tüm besinlerde yaşayan solucanlar, on günde bir beslenmek için istila ederler, ayrıca bu döngünün bir ağzı ve bir çıkışı vardır ve bu solucanın çıktıları iki türdür. Sıvının uygun kıvama gelmesi için üç kez tekrarlanması gerekiyor ve bu atıklardan organik gübre oluşuyor. Pek çok faydası var çünkü toprağın geçirgenliğini artırmaya, tuzluluğunu azaltmaya ve verimliliğini artırmaya yardımcı oluyorlar” diye belirtti.

Kimyasallar toprağın canlılığını alıyor

Şiraz Hacı, kimyasal gübrenin zararlı etkilerini de şöyle anlattı: "Kimyasal gübre çok pahalı ve yüksek fiyatlara sahip olmasının yanı sıra toprağa, çevreye, insanlara ve hayvanlara da zarar veriyor. Kimyasal gübre, bu tür toprak yüzeyinde beyaz bir tuz tabakası oluşturduğundan toprak canlılığını kaybetmiştir. Bu projeler üzerinde çalışırken amacımız, bölgeye ve genel olarak nüfusa fayda sağlayacak şekilde tarımı geliştirerek verimliliği artırmaktır.”