Katilin savunması esas alındı ceza bozuldu

Şehriban Dinç, 2016 yılında Van’da evli olduğu erkek Esat Dinç tarafından ateşli silahla katledildi. Yapılan yargılama sonunda katile verilen müebbet hapis cezası istinaf mahkemesi tarafından bozuldu. Mahkeme katilin “Beni aldattığı için bunu yaptım” savunmasını dikkate aldı. Dosya hakkında yeniden yargılama kararı verildi.

MEDİNE MAMEDOĞLU

Van- Van’ın İpekyolu ilçesi Kevenli TOKİ evlerinde yaşayan Şehriban Dinç, 24 Aralık 2016 tarihinde boşanma aşamasında olduğu Esat Dinç tarafından katledildi.  Van 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde “kasten öldürme” suçundan Esat Dinç’e verilen müebbet hapis cezası Erzurum Bölge Mahkemesi tarafından “Sanığın savunmasının aksini ispatlar nitelikte delil elde edilmemesi” gerekçe gösterilerek bozuldu. Dava dosyasında verilen bütün hükümleri bozan istinaf mahkemesi yargılamanın yeniden yapılmasına karar verdi. İstinaf mahkemesinin aldığı karar öncesi yerel mahkeme tarafından hazırlanan gerekçeli kararda ise sanığın savunmasını alacağı cezadan caymak için verdiği ifade edildi.

Sanığın ifadeleri yalanlandı

Dosyaların birleştirilmesinin ardından 9 Şubat 2021 tarihinde yapılan yargılamada sanık Esat Dinç’e Van 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiş, mahkeme sanığın duruşmada ki tutumlarını göz önünde bulundurup iyi hal indirimi uygulayarak cezayı müebbet hapis cezasına çevirmişti. Verilen ceza sonrasında hazırlanan gerekçeli kararda sanığın verdiği ifadeleri destekleyecek bir somut delil olmadığına yer verilirken, kararda tanık ve mağdur çocukların ifadelerinin de sanığı yalanladığının tespiti yer aldı.

Gerekçeli kararda suç sabit görüldü

Gerekçeli kararda sanığın alacağı cezayı hafifletmek amacıyla savunma yaptığı belirtilirken, “Maktul Şehriban Dinç'in kendisini aldattığına ilişkin beyanlarının öldürme eylemini meşrulaştıramayacağı gibi, maktül Şehriban Dinç'in sanığın savunmasında geçen şahsılarla telefon görüşmelerinin olmasının haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına yeter nitelikte olmadığı, bununla birlikte sanığın eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiğine ilişkin dosyada somut delillerin olmadığı anlaşılmakla, sanık Esat Dinç'in eşe karşı kasten öldürme suçunun sabit olduğu” ifadelerine yer verildi.

Mahkeme ‘tahrik’ unsuru görmedi

Dosyadaki deliller göz önünde bulundurularak cezanın verildiğine dikkat çekilen kararda ceza indirimine gidilmemesinin gerekçeleri ise şöyle sıralandı:

“Tanık beyanları, olayın oluş şekli, sanığın tutarsız ve çelişkili ifadeleri ve tüm deliller nazara alındığında sanığın daha az ceza almak için haksız tahrik hükümlerinden faydalanma gayesi ile maktulün kendisini olay öncesinde ve olay günü de aldattığına yönelik savunmalarda bulunduğu hususunda mahkememizde tam bir vicdani kanının oluştuğu, kaldı ki maktulün sanıktan boşanmak istediği, bu kapsamda ayrı yaşadıkları ve sanığın maktule yönelik eylemleri nedeniyle uzaklaştırma kararlarının olduğu gözetildiğinde, sanığın maktulün başka şahıslarla telefon görüşmelerinin olmasına yönelik iddiasının da, sanığın maktulü öldürmesi kapsamında bir tahrik unsuru olamayacağı, bu haliyle sanık Esat Dinç lehine mahkememizce haksız tahrikin şartları oluşmadığından bu kapsamda ceza indirim yapılmamıştır.”

İstinaf mahkemesi alınan kararı ‘delil’ gerekçesiyle bozdu

Gerekçeli karar sonrasında dosya İstinaf mahkemesine gönderildi. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1‘nci Ceza İdaresi tarafından 17 Eylül 2021 tarihinde dosyanın bozulması yönünde karar verildi. Cezanın bozulmasına dair somut gerekçelerin yer almadığı kararda mahkeme heyetinin sanıklar hakkında verdiği bütün hükümlerin bozulması ifadelerine yer verildi. Sanığın mahkeme sürecinde verdiği, “Beni aldattığı için bunu yaptım” savunmalarını göz önünde bulunduran İstinaf Mahkemesi, kararda mağdur Şehriban Dinç’in telefonu üzerinde yapılan incelemelerde bahsi geçen mesajlaşmaların tespit edilmesinin ardından sanığın hukuksal durumunun takdir ve tayininin gerektiğinin gözetilmesi gerektiğini savundu.  

Savunmanın aksini ispat eden deliller bulunamamış!

Kararın devamında şu ifadeler yer aldı: “Mesajlaşma içeriğinin tespit edilememesi halinde, tüm aşamalarda maktulün kendisini aldatması nedeniyle kasten öldürme suçunu işlediğini beyan eden sanığın savunmasının aksini ispatlar nitelikte delil elde edilmemesi karşısında, sanık hakkında asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi. Karşısında istinaf itirazları yerinde olduğundan CMK’nin 289/(1-e) maddesi yollamasıyla 280/(1-e) maddesi gereğince, davalar arasında ki bağlantı ve delilerin birlikte değerlendirilmesinin gerektiği de gözetilerek tüm sanıklar hakkında verilen hükümlerin bozulmasına karar verildi.” Alınan kararla birlikte dosya yeniden mahkemeye gönderildi.

Yerel mahkemeye gelen karar sonrası yeniden yargılamanın yapılacağı dosyanın duruşması 30 Aralık’ta görülecek.